Anasayfa arrow Basında Çin Eğitim arrow ÇİNCEYE NUR YAĞIYOR
15.jpg
ÇİNCEYE NUR YAĞIYOR Yazdır E-posta

İnsanoğlu kuş misali mi demek lazım, yoksa gün ola harman ola mı? Biri kalkıpda "gün gelecek Türk evlatları Çince öğrenmek için kuyruğa girecek" dese çoğu kişi haberi verene 'hadi oradan, şarlatan' diye tepki gösterirdi herhalde.


 Fakat gerçek şu: Çince öğrenmeyi aklına bile getirmeyen pek çok kişi, şimdilerde Çince öğrenmek için kolları sıvamış durumda. Ancak daha önce az sayıda kişiye hizmet veren Çince kurslarının sayısı oldukça sınırlı. Arz, talebe yetişemiyor, pek çok kişi 'kurslardan olumsuz yanıt alıp dönmek durumunda kalıyor.
Son dönemde dil kurslarının kapısını çalanlar arasında Çince öğrenmeye niyetlenen öğrenciler, işadamları, ihracatçılar yer alıyor. Bundan bir- iki yıl önce özel merakı olanlar dışında kimsenin Çince öğrenmek gibi bir gayreti yoktu. Fakat durum artık öyle değil. Çince öğrenmek için birçok kişi kolları sıvadı bile. Elbette Çinceye karşı gösterilen bu ilginin en büyük nedeni son yıllarda dünya ticaret hayatında yaşanan ve gelecekte yaşanacağı muhtemel kabul edilen gelişmelerin büyük etkisi var. Dünya Ticaret Örgütü'nün uluslararası sınırları kaldırmasından sonra Çin'in dünya tekstil ve konfeksiyon sektöründe büyük bir oranda hakim olacağı gerçeğini göz ardı etmeyen, sarı tehlikeyi avantaja dönüştürmek için çabalayan işadamları, Çince bilen elemanlar ile bu ülkeyle olan ticari ilişkilerini geliştirmek istiyor. Piyasada Çince bilen elemanlara gösterilen ilgi üniversite gençliğinin de Çinceye ilgi göstermesine neden oluyor. Talep var; fakat arz yetersiz. Zira dil kursları Çinceye ilginin birden tırmanışa geçmesi durumuna hazırlıksız yakalandı. Bu nedenle Çince öğrenmek umuduyla dil kurslarının kapısını çalanların eli böğründe kalabiliyor, hayalleri suya düşebiliyor.
Çince öğreten yerler sınırlı
Şu anda Türkiye'de Çince dil eğitimi veren iki tane kurs bulunuyor. Bunlardan biri Ankara Üniversitesi'ne bağlı Tömer Dil Kursu diğeri ise Çin Konsolosluğu'nun desteği ile açılan Çin Kültür Merkezi bünyesinde yer alan kurs programı. Bu kurslara devam edenler arasında daha çok işadamları, üniversite öğrencileri, kamu çalışanları ve özel şirket yöneticileri yer alıyor. Bu kurslar şu anda şimdiye kadar belki de karşılaşmadıkları bir taleple karşı karşıyalar. 2,5 yıldır bünyesinde Çince eğitim veren Tömer'in Öğrenci İşleri Müdürü Özgür Durukan, son dönemde gösterilen talebin bir hayli yüksek olduğunu bu yüzden çok sık aralıklar ile yeni kurslar başlattıklarını söylüyor. Çin Kültür Merkezi Başkanı İrfan Karslı da şu anda gelen yoğun bir talep olduğunu ve bu yüzden hafta sonu olan kursların yanı sıra yakında hafta içi kurslar da başlatmak durumunda kaldıklarını belirtiyor. Çin Kültür Merkezi'ndeki kurs programını takip edenler arasında Cumhuriyet Halk Partisi'nden üç milletvekilinin çocukları da bulunuyor.
Çince eğitim veren iki kursta da öğretmenler Çin dili ve edebiyatı mezunu Türklerden oluşuyor. Türk hocaların yanı sıra Karslı'nın Çinli olan eşi Nan Zheng de Çin Kültür Merkezi'nde eğitim veriyor. Alfabesi çok karışık olan ve yazması zor olan Çinceyi öğrenmek aslında hiç de o kadar zor değil. İngilizce ile kıyaslandığında Çinceyi öğrenmenin bir hayli kolay olduğunu söyleyen Karslı, öğretirken Türkçe yazı ile öğrettiklerini söylüyor. Kurslara devam eden birçok öğrencinin kurları tamamladıktan sonra İstanbul ve Anadolu'da kolaylıkla Çinli turistlere rehberlik yapabilmeleri de aslında bunu gösteriyor.
Çince ayrıcalık sağlar
Artık gazetelerde dahi Çince bilen elemanlar arandığına dair ilanlar yer alıyor. Durum böyle olunca da avantajlı duruma geçmek isteyenlerin Çinceye yönelmesi normal. Peki uluslararası konuşma dilinin İngilizce olduğu bir dönemde Çince öğrenmek ne gibi avantajlar sağlıyor ki firmalar böyle elemanlara ihtiyaç duyuyor? Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Oğuz Satıcı, Çince bilen kişilerin ticari anlamda ciddi avantajlar sağlayacağını söylüyor. Satıcı; "Milyarın üzerinde nüfusa sahip bir ülkede yapılacak çok fazla iş vardır. Bu yüzden İngilizcenin yanı sıra Çince öğrenmek o ülkenin kendi dili ile iletişim kurmak ayrıcalıktır ve rakiplerin önünde yer almanızı sağlar. Bu yüzden de Çince bilen elemana ihtiyaç var." diyor.
Çin Kültür Merkezi'nden Çince bilen eleman talep edilmesi de aslında her geçen gün Çinceye yakın bir zamanda gösterilecek talebi gözler önüne seriyor. İş sektöründe Çince bilen elemana duyulan ihtiyaç zamanla bu alanda eğitim veren yeni kursların açılacağının da sinyallerini veriyor.
Şeyda Dağdelen (Elektrik Mühendisi): İnat uğruna Çince öğrenmeye başladım
Ben, bir iddia üzerine Çince öğrenmeye başladım. Daha önce çalıştığım şirkette genel müdürümüz ’Çince bilen bir eleman olsa çok işimize yarardı.’ dedi. Ben de öğrenmeye karar verdim, sonra kursa başladım. Zaten Çin kültürüne karşı da merakım vardı. O yüzden çok severek öğreniyorum. Çince öğrenmek birçok dile göre çok daha kolay. Sadece kelime ezberlemek gerekiyor. Zaten gelecekte Çincenin öneminin artacağı şimdiden belli. Zamanla ilgi gösterenlerin sayısında da artış olacak.
Nermin Şamiloğlu (Borsacı): Çince geleceğin dili, keşfetmekte gecikmemeliyiz
Çince geleceğin dili. Bu yüzden de öğrenmeye karar verdim. Ben 1997 yılında İngiltere'ye gittiğimde hocalarımız ‘Çince öğrenin mutlaka’, diyorlardı. Türkiye geç kaldı bu gerçeği fark etmede; ama artık yavaş yavaş fark ediliyor bu gerçek. Ekonomi haberlerinde sürekli Çin'den bahsedilmesi bile bu gerçeğin fark edilmesinde etkili. Kotalar kalktığı zaman, Çin ile olan ilişkileri daha da geliştirmek gerekecek, bunun için hazırlıklı olmak gerekiyor. Özellikle ticaret ile ilgilenenlerin bu gerçeği fark etmesi gerekiyor.
04.04.2004
RAHİME SEZGİN 
Zaman
 

 

 
< Önceki   Sonraki >